LÜTFEN REKLAMLARI TIKLAYARAK SİTEMİZE KATKIDA BULUNUN

Depacco.com

25/10/2008 · Kategori: SIIR

 



ATEŞ SERİNDİR

İçmez miyim yar, elinden zehir olsa.
Çekmez miyim yar, çekilen kahrın olsa.
Geçmez miyim yar, geçtiğim canım olsa.
Geçerim elbet, bu can senindir.

Zehrin öldürmez gayrı beni.
Kahrın yıldırmaz, yârim beni.
Yıllar değiştirmez, bu sevgimi.
Bu aşk bitmez, gönlüm senindir.

Bu can çıkarsa şu bedenden.
Ancak o zaman gidersin benden.
Şikâyet etmem senden gelenden.
Senden gelen ateş, bana serindir.

Üzdüm seni yar, inan istemeden.
İnan istemedim, yaş aksın gözünden.
Vur boynumu istersen, gık çıkmaz dilimden.
Boynum sana inan kıldan incedir.


FATİH ATEŞ
25,05,2003 – PAZAR
ERZİNCAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

24/10/2008 · Kategori: RESIM



FOTO: FATİH ATEŞ  23.10.2006

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

24/10/2008 · Kategori: SIIR

 



HÜMEYRA
 
Dünyada tek renk,
HÜMEYRADIR bildiğim.
Bir, HÜMEYRADIR.
Benim gönül verdiğim.
 
Bahar HÜMEYRA ile
Tüm anlamını bulur.
Bülbüle ilham olan,
Bir HÜMEYRA gül olur.
 
Aşk tılsımını alır,
Şu eşsiz HÜMEYRADAN.
Benim bir HÜMEYRAM var,
Gönül geçer mi hiç ondan.
 
Onunla anlam bulur,
Nazlı yârin çehresi.
Onunla anlam bulur,
Baharda bülbül sesi.
 
Güller onunla,
Güzelliği kazanır.
Her şey menziline,
HÜMEYRAM ile varır.
 
Her haslet sendedir.
Edep, görgü ve hayâ.
HÜMEYRAM ’dadır,
Yürek değil bir derya.
 
En büyük nimettir,
Seninle iki dünya.
HÜMEYRAM ile anlam bulur,
Kalbimdeki şu sevda.
 

 
FATİH ATEŞ
20,06,2003 – CUMA
ERZİNCAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/10/2008 · Kategori: KITAP



DEĞERLİ ABİM SAİT ÇAMLICA'NIN KÜTÜPHANENİZDE BULUNMASI GEREKEN GÜZEL BİR ÇALIŞMASI.


ÖĞRETMEN TOHUMDA ORMANI GÖRMELİ

İlkokul sıralarında “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusuyla karşılaşırız hep. Öğretmen, doktor, mühendis gibi cevaplar veririz.  
    İlkokul yıllarında en büyük hayalim öğretmen olmaktı. Ortaokul ve lise yıllarımda rüyalarımda bile öğretmen olmanın hayalini görüyordum. Okulun en çalışkan öğrencilerinden biriydim. Tüm öğretmenlerim alacağım puanla öğretmenliğe değil, mühendislik veya doktorluğa gitmemi söylüyorlardı. Ama hayalimdeki mesleği, öğretmenliği istiyordum sadece….. 
    Bu paragrafı okuyan ve beni lise yıllarımdan tanımayan birisi iseniz, “Helal olsun! Hayallerinin peşinde koşmuş, idealist bir insan” dersiniz muhtemelen. Ama beni tanıyan bir lise arkadaşım, ya da lise yıllarımdan bir öğretmenim iseniz “Yalancıya bak! Sanki bilmiyoruz okuldaki yaramazlıklarını?” der ve gülersiniz.  
    Öğrencilik yıllarım, birçok lise öğrencisinin de olduğu gibi, yaramazlıklarla geçti. Hatta “öğretmen bedduası almış” bir öğretmenim!
    Galiba lise sondaydık. Bir gün Salih AY hocam bana nasıl kızmışsa “811 Sait Çamlıca! Bu bir bedduadır. Sana beddua ediyorum. Allah seni öğretmen yapsın!” dedi. Nasıl da kızmış, nasıl da içten “beddua!” etmişse ben öğretmen oldum! Bazen sınıfta öğrencilerime çok kızdığım zaman, tam sinirlenmek üzereyken, Salih hocamın bedduası gelir aklıma! Umarım bana hakkını helal etmiştir? Keşke hepimiz o kadar sabırlı olabilsek. En sinirli anımızda bile beddua eder gibi dua edebilsek.
      
    Öğretmenlik hiç aklıma gelmeyen mesleklerden birisiydi. Eğitim fakültesi öğrencisi olduğum halde, üniversite son sınıfa kadar öğretmenlik yapmayı düşünmüyordum bile. Üniversite son sınıfa geldiğimizde bir öğretmenime o kadar kızdım ki, öğretmenlik yapmam gerektiğine karar verdim.
    İyi ki kızdırmış beni üniversitedeki hocam! 
    İdeolojik tartışmaların alevlendiği 1996 – 2000 yıllarında geçen Üniversite öğrenciliğim sırasında tanık olduğum bir öğretmenimin tavırları yüzünden öğretmen olmam gerektiğine karar verdim. 
    Bir yalanı öğrencilerine anlatırken tebessüm ederek nasıl inandırdığına şahit olunca hayretler içerisinde kaldım. “İki artı iki beş eder” cümlesi kadar bariz bir yalanı tatlı dil ve tebessümünün arasına sıkıştıran hocamıza hayret ettiğim kadar, yirmi yaşını geçmiş üniversite okuyan sınıf arkadaşlarımın önemli bir kısmının bu yalana nasıl inandığına da şaşırıyordum.
    Bir öğretmenin sınıfa, dolayısıyla topluma etkisini bu kadar net bir şekilde görünce öğretmen olmam gerektiğine karar verdim.  
    2000 yılında üniversiteyi bitirdim ve hala öğretmenlik yapıyorum. Allah beni “eğitim faaliyetleri” dışında bir iş yapmak zorunda bırakmasın.
 Bu kitap çalışmamda öğretmenlikle ilgili yazılarım var.  
 Teşekkür
 
    Okulun en yaramaz sınıfına, okulun en güzel mezuniyet gecesini hazırlatan değerli hocam Muzaffer Eyimaya hocama teşekkür ederim.
    Okul kantininde “çay içer misiniz oğlum?” diyerek, yaramazlıklarımız dışında bizimle ilgilenen hocama da teşekkür ederim.
    Okul yolunda yanıma yaklaşıp “Hayırdır Sait, bir sıkıntın mı var?” diye hal hatır soran hocama da teşekkür ederim. 
    Okul sıralarında bizimle arkadaş olarak ilgilenen, sınıf içinde veya sınıf dışında bize destek olan tüm öğretmenlerime teşekkür ediyorum. 
    Dört yıllık üniversite hayatım boyunca tanışmış olmaktan gurur duyduğum, bana dersten çok hayata dair dersler veren, hayata bakış açımı yönlendiren değerli hocam Prof. Dr. Mustafa KAÇALIN Bey’e teşekkür ederim. 
    www.saitcamlica.com sitesini yapan ve geliştiren, “Okuyorum o halde varım!” kitabımın ve elinizdeki “Öğretmen, tohumda ormanı görmeli” kitabının grafik çalışmalarını yapan Sevgili öğrencim Ceyhun KOCAL’a (www.cyhn.net) teşekkür ederim. 
   Seminerlerime destek olan sevgili dostum Mustafa YEŞİLTAŞ Bey’e ve www.medeniyetocagi.org ekibine de teşekkür ederim. 
    Köşe yazarlığına başlamama vesile olan www.haber7.com sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Sevgili Ünal TANIK Bey’e teşekkür etmeden “teşekkür” faslını bitirmem ayıp olur.  
 
Sait ÇAMLICA

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/10/2008 · Kategori: SIIR





İNADINA YAŞAMAK 

Yaşamak, inadına yaşamak.
Her derde, her kedere...
İnat olsun,
Acılara gıcıklık olsun diye.
Sırf senin için,
İkimiz için, yaşamak.

Yaşamak, doyasıya yaşamak.
Her gelen kışa inat,
Baharı yaşamak.
Denizlere inat coşkuyu,
Kuşlara inat özgürlüğü,
Sensizliğe inat seni,
Yaşamak.

Yaşamak, kıyasıya yaşamak.
Bunca zulme inat,
İnsanca yaşamak.
Yağan kara inat kardelen,
Gelen güze inat kelebek,
Akan suya inat yosun... Misali.
Yaşamak.

Yaşamak, her şeye rağmen yaşamak.
Şu dağlara inat sıcaklığını,
Zalim gurbete inat sılayı,
Aradaki yollara inat seninle,
Yaşamak.

Yaşamak, sindire sindire yaşamak.
Mecnuna inat aşkı yaşamak.
Seni yaşamak,
İnadına yaşamak,
Her saniye, her an...
Seni yaşamak,
Her şeye rağmen,
Seni, sırf seni yaşamak.


FATİH ATEŞ
18,04,2003 – CUMA
ERZİNCAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!


Müslüman olan Avusturalyalı genç
Yükleyen merve223

NiHAT_GENÇ MÜSLÜMAN SADE INSANDIR
Yükleyen irfan3334

Grup Genç-Güneşi tutamadım
Yükleyen ebbkr

« Önceki :: Sonraki »